Martıdudak.
Senin bana ihtiyacın yok ki.
Ne söylediklerime,ne de hissettiklerime ihtiyacın var senin.
Senin çevrende sana aşık olacak yüzlerce kız varken beni ne yapıcaksın ki sen?
Kalbimi kırman umrunda değil ki senin.
Çekip gitmekten korkmuyorsun ki sen.
Döndüğünde hep bekliyor olduğumu bildiğin için sertçe kapatabiliyorsun kapıyı.
Ardında bıraktığın gözyaşları umrunda değil ki senin.Silmek için uğraşmıyosun ki sen.Çünkü biliyosun o gözyaşlarıyla beraber yok olmayacağını.
Seni unutamayacağımı biliyorsun.
Beraber hayalini kurduğumuz her şeyi başkalarıyla yaşadığını düşündüğümde deliler gibi ağladığımı biliyor musun peki?
Ya da dinlediğim her şarkının seni hatırlatıp kalbimin artık göğüs kafesime sığmadığını?
Senin tek bildiğin şey gitmek sevgilim.
Renklendirdiğin o dünyamı bi anda simsiyah bi hale getirip gitmek.
Seni düşünerek uyuduğum her geceyi,uykularımı elimden almak senin yaptığın şey.
Ne yaşadığımın bir önemi yok.
Senin bana ihtiyacın yok,ben ise sana muhtacım.
Anonymous asked: haha aynı yerde kim kiminle oturmuş anlamadım bana anlatabilirmisin?
ne dediğini bi anlasam keşke
Bitecek, dedin. Üçe kadar saydım ben. İnan ki saydım.
Üç saat saydım önce ve ağlamaya başladım. Üç gün saydım, başımı doğrultamadım. Üç hafta saydım, başka isimler okudum dudaklarından.
Üç ay saydım, insanlara senin ismini yasaklarken buldum kendimi.
Üç mevsim saydım ve ilk sonbahar yaklaştı.
Üçüncü yılı sayıyorum şimdi ve yalanına sitem ediyorum.
Bitmedi çünkü.
Aslında bu yazı çok uzundu ve çeşitli yerlerinde ‘sevgilim’ler vardı ama yok ettim tabi ki. Yine beni anlamazsın diye.


